Derlemeler 1
 

Views : 6870    

  Çeşitli kitaplar ve kaynaklardan derlenmiş öyküler, alıntılar...

Rcihard Bach "Bir", Halil Cibran "Vermek", Kryon, Bacon "Bilge Görünmek Üzerine", "Adam, Köpek ve Cennet Kapısı" bu derlemede... 

Halil Cibran'dan "Vermek" 

 

Sonra, varlıklı bir adam konuştu: "Bize vermekten bahset."

Ve o cevap verdi:

"Sahip olduklarınızdan verdiğinizde, çok az şey vermiş olursunuz;

Sonra, varlıklı bir adam konuştu: "Bize vermekten bahset."

Ve o cevap verdi:

"Sahip olduklarınızdan verdiğinizde, çok az şey vermiş olursunuz;

Gerçek veriş, kendinizden vermektir.

Çünkü sahip olduklarınız, yarın ihtiyacınız olabilir diye saklayıp koruduğunuz şeylerden ibaret değil mi?

Ve yarın, kutsal şehre giden haçıları takip ederken, kemiklerini, iz bırakmayan kumlara gömen fazla uyanık bir köpeğe ne getirebilir?

Ve ihtiyaç korkusu da, ihtiyaçtan başka birşey değil midir?

Kuyunuz tamamen doluyken susuzluktan korkmak, tatmin olamayan bir susuzluk göstermez mi?

Çok fazla şeye sahip olup, çok az verenler, bunu gösteriş isteyen gizli arzuları için yaparlar, ki bu da armağanlarını yararsız kılar.

Ve bazıları vardır ki, çok az şeye sahiptirler ve hepsini verirler. Bunlar hayata ve hayatın definesine inananlardır, ve kasaları hıç boş kalmaz.

Bazıları sevinçle verirler, bu sevinç onların ödülüdür.

Bazıları ise iştirap içinde verirler ve bu acı onların vaftızıdir.

Ve bazıları vardır ki, ne vermenin açısını hissederler, ne sevinç ararlar, ne de bir erdemlilik düsüncesi taşırlar;

Onlar, şu vadideki mersin ağacının kokusunu salışı gibi verirler.

Böyle kişilerin ellerinde Tanrı dile gelir ve onların gözlerinden Tanrı, dünyaya gülümser.

İstendiği zaman vermek güzel bir davranış olabilir; fakat istenmeden, ihtiyacı hissederek vermek çok daha anlamlıdır.

Ve cömert olan için, verecek kimseyi aramak, veriş olayından daha fazla sevinç getirir.

Vermekten alıkoyacağınız herhangi bir şey olabilir mi?

Şahip olduğunuz her şey bir gün verilecektir.

Öyleyse şimdi verin ve vermenin hazzını mirasçılarınız değil siz yaşayın..

Çoğunlukla söyle dersiniz:
'Vereceğim, ama hak edeni bulabilirsem.'

Ne koruluktaki meyve ağaçları böyle düsünür, ne de çayırdaki sürüler.

Onlar, saklandığında çürüyecek olani, yaşayabilsin diye verirler.

Herhalde kendisine günler ve geceler verilmesini hak eden bir kısı, sizden gelebilecek şeyleri de hak eder.

Ve hayat okyanusundan içmeye hak kazanmış bir insan, sizin küçük ırmağınızdan da bir bardak şu alabilir.

Faydasından öte, kabul etmenin gerektirdiği cesaretten ve güvenden daha büyük bir değer var midir?
Ve siz kim oluyorsunuz da, onların gögüşlerini yırtarak gururlarını korunmasızca ortaya seriyor, sonra da onların değerlerini örtüsüz ve gururlarını utanmasız olarak değerlendiriyorsunuz?

Önce kendinizi vermeye hak kazanmış ve verme olayında bir aracı olarak görün.

Çünkü gerçekte herşeyi veren hayattır ve siz kendinizi bir verici olarak belirlediğinizde, sadece bir tanık olduğunuzu unutuyorsunuz.

Ve siz alıcılar, ki hepiniz bu gruba dahilsiniz,ne kendinize ne de size verene bir boyunduruk yüklememek için, hıç bir minnet hissi taşımayın.

Bunun yerine, armağanları kanat yaparak, verenle beraber yükselin;

Çünkü borcunuzu gereğinden fazla abartmak, annesi özgür yürekli dünya, babası evren olan cömertlik olgusundan süphe etmek demektir..."




Users' Comments  
 

Average user rating

 

Gönderilen yeni yorum yok

Yorumunuzu ekleyin



mXcomment 1.0.8 © 2007-2010 - visualclinic.fr
License Creative Commons - Some rights reserved

Popüler Yazılar